Kadın, Kadınlar, Kadın Sağlığı, Diyet, Yemek Tarifleri, Moda, Dekorasyon

Bülent Ersoy’un orkestra ekibi tahliye edildi

  • 29 Ekim 2021
  • Bülent Ersoy’un orkestra ekibi tahliye edildi için yorumlar kapalı
  • 426 kez görüntülendi.
Bülent Ersoy’un orkestra ekibi tahliye edildi

Bülent Ersoy’un orkestra ekibi tahliye edildi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) konser öncesi ülkeye giriş yaparken kullandıkları PCR testleri sahte çıkan Bülent Ersoy’un orkestra ekibi 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ersoy’un 21 kişilik orkestra ekibi tahliye edildi

Bülent Ersoy’un orkestrası, 28 Ağustos’ta çift aşının yanı sıra test de istenen KKTC’ye girişte, otelin temin ettiği sahte PCR testleriyle yakalanmıştı. Polis gözetiminde sahneye çıkan ve ardından yargılanan orkestra üyeleri, son duruşmalarında birer ay ceza alırken, şef Onur Özelçağlayan 1.5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Cezaları tamamlanan orkestra üyeleri bugün Lefkoşa Cezaevi’nden tahliye edildi.

“BİZE HİÇBİR YARDIM EDİLMEDİ!”
Orkestranın davulcusu Ahmet İzgi, Ersoy’a suçlamalarda bulundu. İzgi, “Bize hiçbir yardım etmedi! Ben burada yoğun bakımda kaldım, entübe oluyordum. Bülent Ersoy benim çoluk çocuğumu bile aramadı. Sadece kendi reklamı için konuşuyor!” dedi.

Orkestra üyelerinden Uğur Can Sesler’in annesi Nermin Taşpınarlı da tahliye için Kıbrıs’a geldi. Taşpınarlı, oğlunu orkestranın geldiği otel önünde karşıladı. Orkestra üyelerinin bu akşam saatlerinde Türkiye’ye geleceği öğrenildi.

Orkestra üyelerinden Uğur Can Sesler’in annesi Nermin Taşpınarlı da tahliye için Kıbrıs’a geldi. Taşpınarlı, oğlunu orkestranın geldiği otel önünde karşıladı. Orkestra üyelerinin bu akşam saatlerinde Türkiye’ye geleceği öğrenildi.

NE OLMUŞTU?
KKTC’de 28 Ağustos akşamı bir otelde konser veren ‘Diva’ lakaplı ünlü şarkıcı Bülent Ersoy’un orkestra ekibinin PCR testlerinin Ercan Havalimanı’ndaki kontrollerde sahte olduğu ortaya çıkmıştı.

Gözaltına alınan ekip, PCR testleri yapıldıktan sonra konsere gelenlerin mağdur olmaması amacıyla polis nezaretinde konsere katılmıştı. Ekip, konserin ardından yeniden karakola getirilip, mahkemeye çıkarılmış ve 1 ay boyunca gözetim altında tutulmuştu.

“GEREKEN HUKUKİ SAVAŞI TÜM SERVETİM PAHASINA VERECEĞİM!”
Bülent Ersoy, orkestrasının tutuklanmasının ardından konuyla ilgili açıklama yapmıştı. Bülent Ersoy, yayınladığı gönderide şu ifadelere yer vermişti:

Hayatım boyunca adaletsizliğe hiç prim vermedim. Kendim de iki kez hapse girdim. Kimselerden de yardım dilenmedim, istemedim çünkü o suçları işlemiştim, cezasını da çekmekle mükelleftim. Bu konu ile ilgili bugüne kadar 21 arkadaşım ve dostuma mahkemelerinde ters bir reaksiyon oluşmasın adına herhangi bir şekilde zarar gelmesin diye evet, sustum. Onlara sadece telefon ile müteaddis kereler bağlanarak hepsini bir odaya toplayıp, kendileri ile konuşarak gerek maddi gerek manevi ilgimi, alakamı, sevgimi, bağlılığımı kendilerine hep hissettirmeye çalıştım.

“HEP YANLARINDA OLACAĞIM”
Ailelerine maddi olarak yardım ettim. Bir saz arkadaşımın hamile eşini yatırdığım çok ünlü bir hastanede doğumunu yaptırttım. Hatta ve hatta kendileri de teveccüh buyurup yeni doğan evlatlarının ismini Bülent koymuş. Ben bütün bunları yaparken yardımlarımı şova dönüştürmeden, sağ elin verdiğini sol el görmemeli, bilmemeli terbiyesi içerisinde hareket ettim. Bu hayatım boyunca da böyle oldu. Zira ben yaptıklarımı şova dönüştürmem, dönüştürmedim de. Ben naçizane şovlarımı sadece ve sadece sahnelerimde icra ettim ve ederim. Yani kısacası elimin erdiği, gücümün yettiğince arkadaşlarımın hep yanlarında oldum ve olacağım da…

Arkadaşlarımın mahkemelerinde bugüne kadar ters bir oluşum hasıl olmasın diye… Ki bu şekilde uyarılmıştım, sustum ama artık bugün ki o kelepçeli elleri gördükten sonra hak aramak nasıl oluyormuş göreceğiz, görüşeceğiz.

“TÜM ALINMIŞ İŞLERİMİ İPTAL ETMEK ZORUNDA KALDIM”
Aslında ben de bu konudan maddi ve manevi şahsım olarak son derece zarar ve ziyanını yaşadım ve yaşıyorum da… Ekibimin olmayışı nedeniyle tüm alınmış işlemi iptal etmek zorunda kaldım. Manevi acı ve ziyana gelince onun zaten karşılığı yok. Türkiye’nin en iyi avukatlarını görevlendirdim. O adı geçen otelin genel müdürü Süleyman beyefendi, o hastanenin doktoru ve o koskoca hastanenin yargılanmaları için gereken hukuki savaşı tüm servetim pahasına vereceğim.

“SON NEFESİME KADAR MÜCADELE VERECEĞİM!”
Ayrıca bu savaşım sadece Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hudutları içinde kalmayacak. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde de bu hakkımın ve haklarımızın son nefesime kadar mücadelesini vereceğim.

Yandex.Metrica });